Kahkaha Maskesi

 Kahvesinden bir yudum aldı. Etrafı incelemeye devam ederken hiç acelesi olmayışının keyfini hissetti. İşi yoktu akşama dek. Çevresindeki herkesin ise bir hayli vardı. Kafalarını kaldıracak dakikaları yoktu bu insanların. Boşluklarında dahi kafaları eğikti. Neyin peşindeler diye düşündü. Okurum diye getirdiği kitap masanın üzerinde öylece duruyordu. Hikaye atmayı ihmal etmeyişine güldü. Tolstoy, Anna Karenina.

 Etraftaki her şey çok tanıdık. Benzer dekorasyonlar hakim son zamanlarda. Ahşap, bej tonları. Bir şey çıkıyor. Herkes aniden o şeyin hastası oluyor. ” İşte ben buna bayılıyorum, bu tam benim tarzım. Çok havalı. ” Hayır bu herkesin tarzı. Sen diye bir şey yok. İçini bir umursuzluk kapladı. Bir kişiye odaklanıyor, inceliyor. Sonra diğeri, diğeri. Hiçbir farklılık ve gizem yok. Herkes birbirinin aynı. Ruhsal bozuklukları olanları biraz daha enteresan buluyor. Kahvesi soğumuş o bunları düşünürken. Soğuk kahve, berbat. Özellikle filtre soğuyunca hiçbir şeye benzemiyor. Kulaklığını taktı. Hesabı ödeyip çıktı. Bir şarkı seçmeye çalışıyor. Liseden bir arkadaşını gördü uzaktan. Uzaktan insanları tanıma yeteneği var. Selam verebilmesi için birbirlerine doğru 3 dk yürümeliler. Bu hoşuna gitmedi, yolun karşısına geçti. Bir müzik seçti.

No Clear Mind- Alone and Together

 Derin bir iç çekti. Sık yaptığı bir şey bu. Sanki yetersiz oksijen varmışçasına. İyice göğsünü şişirerek nefes almak. Yol uzayıp gidiyordu. O ise müziğe odaklanmıştı, yürüyordu. Ne istediğini bilmeden. Kararsızlık içinde. Pişmanlıkları… Anlaşılmayışları. Bir türlü derdini anlatamayışı. Birden gözlerinin dolduğunu fark etti. Ne kadar ufak şeylere üzülüyordu.

 Çalıştığı yerde, yaşadığı apartmanda, gittiği markette arkadaşlarıyla o kadar gülerdi ki oysa. Neşeli biri o. Öyle bilinir. Seninle olan yaşlanmaz lafını kaç kişiden duymuştur. Durduk yere bir şeyler ona komik gelir ve o kadar güler ki…

 Durduk yere ağlamak istediği anlarsa genelde yalnızken oluyor. Bir rahatlama geldi. Ağlaması bile zorlama aslında, sıkıyor kendini istemsizce. Yine de şimdilik bu yetecek ona. Bir sonraki yalnızlığına dek.

 Hiç şikayetçi değil yalnızlıktan. Yanlış anlaşılmasın. Seviyor bu anları. Rahatlatıyor onu, günlerce kahkahalarıyla bastırdığı duygularını ufak ufak boşaltıyor işte. Şimdi bir parka girdi. Kitabını gerçekten okumak için çıkartıyor.

Yorum bırakın