
Çıplak bir anlatım*
*Çıplak ifadesi burada ‘dürüstçe’, ‘olduğu gibi’ anlamlarını taşımaktadır. “Yataktan kalkmak hep bu kadar zor muydu? İçeriden deli gibi seslenen kadının sesi kulaklarımı tırmalarken bunu düşünüyordum. Vücudumun kontrolünü sağlayamıyorum. Bu sesi daha fazla duymamak için şu an kalkmalıyım. Ancak beynim vücudumun diğer bölümleriyle iletişimini koparmış gibi. Bacağımı biraz oynatabilsem… Bunu yapabilmek imkansız geliyor. Zihnimse bir o…
Acı
Bazen sinir bozucu şekilde sakin hissediyordu. Sakinliği dışarıdan bakıldığında bile sinir bozucu görünüyordu. İçinde neler olup bittiğini anlatması çok zordu. Bu yüzden anlatmamıştı da zaten. Anlatmamıştı çünkü anlamayacaklardı. Sıradan bir bitişe benzetilsin istemiyordu. Kesinlikle sıradan bir bitiş değildi bu. Bir mobilya, bir buzdolabı meselesi değildi tüm hayatlarını alt üst eden. Bunu ikisi de biliyordu. Ama…
işte öyle bir şey^
Yazmak; zor zamanlarımı atlatmamda yardımcım, içimdeki karanlığın dışa vurumu ve genelde depresif ruh halimin yansımasıdır. Dışarıdan inanılmaz neşeli görünsem de içimde inanılmaz kasvetliyimdir. Bu durumu seviyorum çünkü bazen sosyalliğimi bazen üretkenliğimi besliyor Bu halimi fark edişim ergenlik yıllarıma denk geliyor. İçimde sürekli mutsuz olan bir taraf vardı o dönemlerde, beni yazmaya iten yönüm bu depresif…
yaşama gücünüz var mı?*
“Ölüme rağmen yaşamak ve sevmek gerektiğini hissediyordu.” Anna Karenina’da bu sözle kastedilen kişi Lenin. Kiti’ye olan aşkı ve Rusya halkının aksine kilise’ye ve onun öğretilerine inanmayışıyla tanıyoruz Lenin’i. Hayat için heyecanının aşk ve evlilikle artacağını, tamamlanacağını hissediyordu. Gerçekten de bazen ölmeye doğru yaşıyor olduğumuz gerçeğiyle yüzleşiyorum ve kendimi büyük bir anlamsızlığın içinde hissediyorum tıpkı Lenin…
Değişmek ya da Değişmemek^
Kendime yabancılaştığımı hissedip acı çektiğim bir gece, yine bir şeyler karalıyordum günlüğümsü defterime. Günlük demek ne kadar doğru olur bilemiyorum çünkü gün gün neler yaptığımı yazmaktan ziyade içimi döktüğüm genelde huzursuz, depresif anlarımda sığındığım bir yer benim için. Bunu uzun zamandır da yapıyorum. Zannediyorum en eski defterimi yazarken yaşım 11 civarındaydı. Her neyse yazmaya başladım…
Kış Seyahati
Benim için yola çıkma vaktiydi. Bunu içimde hissettim ve aniden bilet aldım. Bir tren bileti bu ve tek yön. Aralık’tayız. En sevdiğim ay olur kendileri. Doğduğum ay olması nedenlerinden biri elbette. Bencil biriyim ben. O kadar önemserim ki doğduğum günü. Çok özel hissederim. Ya da hissederdim. Bu ayı sevmemin diğer bir nedeni lapa lapa yağan…
Kahkaha Maskesi
Kahvesinden bir yudum aldı. Etrafı incelemeye devam ederken hiç acelesi olmayışının keyfini hissetti. İşi yoktu akşama dek. Çevresindeki herkesin ise bir hayli vardı. Kafalarını kaldıracak dakikaları yoktu bu insanların. Boşluklarında dahi kafaları eğikti. Neyin peşindeler diye düşündü. Okurum diye getirdiği kitap masanın üzerinde öylece duruyordu. Hikaye atmayı ihmal etmeyişine güldü. Tolstoy, Anna Karenina. Etraftaki her…
2024 Okuma Hedefleri
Yeni yılda 21 kitap okumak istiyorum. Hedefim gerekçi mi yoksa ulaşması biraz zor bir hedef mi, emin değilim. Seçtiğim kitaplarla da ilişkili bir konu bu. Birkaç ay elimde süründüreceğim kitaplar olabilir. Su gibi akıp gidecek birkaçı. Amacım 21’e ulaşmak. Bu uğurda belirlediğim kitap beni çok oyalıyorsa veya hoşuma gitmediyse bırakıp onun yerine bir yenisini ekleyebilirim.…
2014
Kadın denize bakan bir kayaya yaslanmış, elindeki kağıtlara durmadan bir şeyler yazıyordu. Duyduğu tek ses denizin hırçınca savurduğu dalgalarının kıyıya çarpışıydı. Buğulu gözlerle izlediği denizi kıskanan rüzgara karşı koruyordu kağıtlarını. Yazdığı ya da yazmaya çalıştığı şeyler onun anlaşılmaz duygularıydı. Ve bu konuda o kadar cimrileşmişti ki kaleme bile “”yazıklarımı kağıda söyleme” diyebilecek durumdaydı. Ona kendine…
İç döküş
Yeniden o kaygısız günlerde olduğum ‘ben’ olmak istiyorum. Hayattan keyif aldığım, kahkahalarla güldüğüm o günlerdeki gibi. Geçmişe inanılmaz bir özlem duyuyorum ve bunun çok acı bir şey olduğunun da farkındayım. Kafamdaki bu düşünceler bazen beni boğuyor. Bu negatiflik ve çaresizmişçesine geçmişi düşleyip hiçbir şey yapmamak. Bunları düşünmek için henüz gencim diyorum bazen. Allak bullak oluyorum.…
Bir sorun oluştu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.
Blogumu Takip Edin
Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.